Essaouira Müzik Festivalindeydim…
Yazar: Berker Ünlüer | Yayın Tarihi:
29 Haziran 2009 | Yorumlar:
Henüz Yorum Yok :(
Kategori: Gezilesi

Her zaman Casablanca’da durmak bir süreden sonra insanı monotonlaştırıyor. Sürekli aynı sokaklar caddeler ve aynı sesleri duymak insanı sıkıyor açıkçası. Bu hafta içerisinde bir çok kişinin tavsiyesi üzerine cumartesi öğlende yola koyularak Essaouira’ya gittik. Yol yaklaşık 3 saat 40 dakika sürdü. 330km civarı bir mesafeyi geride bıraktıktan sonra gördüğümüz şehir Casablanca’dan çok farklıydı. Aslında İstanbul veya diğer büyük şehirlerle karşılaştırınca Casablanca’da yüksek bina yok bile denilebilir fakat insanın gözü alışmış olunca çok farklı geliyor.
Bir önceki Essaouira gezime göre çok daha temiz ve ferah bir ortamla karşılaştım. Aslında önceki gezimde çok uzak değil, mart ayında oldu. O zaman henüz sezon açılmadığı için etrafa pek dikkat ettiklerini zannetmiyorum fakat bu sefer gerçekten güzeldi.
Dünyanın her yeri gibi ilk başta karşılaştığımız akbabalar gene otoparkçılar oldu (Otoparkçı okurum varsa ki zannetmiyorum ama kusura bakmasın ama bazen otopark parası ödemekten bıkıyorum). İlk Park ettiğim yerde 100DH (10€) otopark parası istediler. Öncedende benzer durumla karşılaşmış olan birisi olarak farklı yerler aradım ve 1 sokak arkasında 10DH (1€) vererek 1 gecelik otoparkı bağladım. Hemen sonrasında yerleştiğimiz otelin karşısında buzzzz gibi okyanusa girdik. Ama gerçek anlamda ilk başta suya alışana kadar dondum…
O kadar yol ve biraz yüzme sonrasında yemek yemeği kendime hak verdim.

Yemek ihtiyacımız için şehrin uç kısmında yer alan “Eski Şehir” denilen, tarihi özelliklerini korumuş ama biraz fasla korumuş kısımlarının neredeyse yıkılmaya başladığı bölgelerde damak zevkimize uygun bir yer aramaya başladık. Aradığımız yeri sonunda bulduk. Çok hoş bir ortamı olan, klasik Fas hizmet standartlarından ne eksiği ne fazlası olan bir yerde karnımızı doyurduktan sonra büyük konser alanına geçtik. Büyük dememin sebebi ise, şehirde gördüğüm kadarıyla 5 tane platform kurulmuş konser alanı ve bununla beraber o güne özel açılmış olan barlar veya değişik türlerdeki müzikleri dinleyebilmeniz için açılmış çeşitli mekanlarda mevcuttu. Büyük konser alanında binlerce Bob Marley seveni vardı. Bunu sadece bakarakta anlayabiliyordum.
Fakat yabancı olmanın verdiği sıkıntı işte, konserde kişilerin alkol alması ve normalde de fotoğraflarda görüntülenmeyi sevmemeleri sebebiyle bu kişilerin pek görüntüsünü alamadım.

Işıklandırma konusunda şehir gerçekten genel olarak çok başarılı, şehrin büyük kısmı sarı ışıklarla donatılması ve şehirde ağır bir havanın hakim olmasıyla çok hoş görünüm kazanmış her yer. Restaurant, Bar ve hatta Giyim mağazalarıda bu uyuma ayak uydurmalarıyla ortaya gerçekten güzel görüntü çıkmış.
Eski Şehir isimli bölümün bazı bölümleri gerçekten eski olsa da, objektifime yeterince kaliteli yansıyamamış olsa da çıplak gözle bakıldığında çok güzel bir görüntüsü var. Tabi ki her zaman olduğu gibi burada da kabloların göz zevkinizi her alanda bozacağına eminim.

Fas genelinde olduğu gibi Essaouira’da da şöförler alışkanlıktan vazgeçmemiş ve safları sık tutmaya devam etmişler. Makinamın flaşı o sırada sorun yaşattı, sonradan ne kadar uğraşsamda anca bu kadar belli oluyor fakat gözle görülen; siyah arabanın tamponu içeri girmiş ve öndeki gri arabanın arka kapı kısmı içeri doğru girmiş bir şekilde kardeş kardeş duruyorlar.
Tabi bunu gördükten sonra arabasına düşkün birisi olarak direk nefesi arabanın yanında aldım. Herhangi bir sorunla karşılaşmadığıma sevindim ve gezime devam ettim.

Sahil gerçekten okyanusa yakışır şekilde aşırı uzun ve aşırı geniş, güzel yanı ise her köşesinin çok iyi bir şekilde ışıklandırılmış olması. Küçük platformlardan 2 tanesinin plajda yer alması normalde kirli olan kumlarında elden geçmesine sebep olmuş ve çok güzel kuma sahip bu plajın temiz olması çok daha güzel gösteriyor. Bu ufak ve şirin şehrin her yerinden yayılan ışık gösterileri ise insanın ayrıca ilgisini çekiyor.

Festival takvimi vs. bulamadığım için mecburen sadece büyük konser alanının girişindeki etkinlik afişini görüntüleyebildim. Pek fazla Fas’lı veya arap dünyasından sanatçı bilmiyorum fakat gerçekten çalan müziklerin kalitesi ve kulağa hoş gelmesi sanatçıların performansını belli ediyordu.

Yol yorgunluğu ve yola çıkma gereksinimiyle çok geç saatlere kalmadan otelde dinlenmeye başladık. Dışarıda saat 5-6′ya kadar süren etkinliklerin kalabalığını görmemek ve sesini duymamak elde değildi. Sabah kalktığımda ise gece eğlenenler yatacak yer bulamamış olsa gerek, bir çok arabanın içinde uyuyanlar vardı.
Dönüşte gene Radar görevlilerini ihmal etmedim.
Bir dahaki Gezilesi’ye kadar yazmaya devam…
Başka bir paylaşımımı inceleyebilirsiniz
Düşüncelerinizi duymaya ihtiyacım var!
Zamanınızın çok küçük bir bölümünü ayırarak, bu form aracılığı ile yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.
Yazıya Gelen Yorumlar